“Biyopsikososyal Yönüyle Aşk” Konferans Yapıldı
Çankırı Karatekin Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu tarafından düzenlenen “Biyopsikososyal Yönüyle Aşk” konulu konferans, Sağlık Yüksekokulu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
İnsanoğlunun daha anne karnında, annesinin ona karşı duyduğu hisle aşkı tanımaya başladığını, böylelikle aşkla yaratılan bir varlık olduğunu belirterek başladığı konuşmasında Öğretim Görevlisi Pınar Çiçekoğlu, “aşk”ın herkes tarafından bir tanımı olduğunu ama bir simge olarak bazı aşkların destanlaştığını ifade ederek “Leyla ile Mecnun”, “Aslı ile Kerem”, “Ferhat ile Şirin”, “Yusuf ile Zühre”, “Romeo ile Juliet”i bu aşklara örnek olarak gösterdi. Sözlü, yazılı ve görsel malzemelerin en önemli temasının aşk olduğu belirten Çiçekoğlu, temanın içeriğinin ne olduğu bir yana, kendisinin evrensel bir dili olduğunu belirtti.
“Aşk deyince ne anlaşılıyor” adlı popüler mülakatlara verilen cevaplar içerisinde çokça verilen cevaplar arasında “aşk yalan”, “cinsellik”, “fedakarlık”, “Allah’a karşı olan duygu” gibi cevaplar verildiğini belirten Çiçekoğlu, “aşk”ın anlatılması zor ama yaşanılması güzel bir duygu olduğunu ifade etti.
Öğretim Görevlisi Pınar Çiçekoğlu; “güzelliğin on par’etmez, bu bendeki aşk olmasa” şiirinden yola çıkarak aşkın aslında bir görme kusuru olduğunu ve aşkın sadece bir kuramla açıklanamayacağını ifade etti. Evrimsel bakış açısıyla aşkın insanların başarılı üremelerini sağlayan bir uyum mekanizması olduğunu vurgulandığı seminerde, aşkın kimyasal yapısı hakkında da bilgilere yer verildi. İnsanlardaki dopamin , oksitosin, vazopresin, testesteron ve adrenalin gibi hormonların karmaşık kimyası etkisiyle aşık olduklarını, bu kimyasalların etkisinin ortalama 12-18 ay devam ettiğini ve aşkın yerini sevgi, bağlılık, güven gibi duygulara bıraktığını belirten Çiçekoğlu, konuşmasını Cemal Safi’nin “Tek Hece” şiirini okuyarak tamamladı.