İçeriğe geç
Giriş yap

ÇAKÜ Portal

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Paneli

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Paneli

Tüm Haberler
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Paneli
19 Mart 2014 49 görüntülenme Haber

 

Çankırı Karatekin Üniversitesi Felsefe Topluluğu tarafından organize edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Paneli Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.  

Çankırı Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İsmail Hanoğlu`nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelin açılış konuşmasını Felsefe Topluluğu başkan Yardımcısı Dilan Selçuk yaptı. Şelçuk, kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesinin ilk kez 26–27 Ağustos 1910’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda ortaya atıldı ve kabul edildiğini belirterek kadınlar gününün 8 Mart olarak saptanışının ise 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1977 yılında 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul ettiği ifade eden Selçuk, panele katılımlarından dolayı Yrd. Doç. Dr. Türkan Polatcı ve Yrd. Doç. Dr. Kemal Dil’e teşekkür etti. 

Panelde ilk konuşmayı Çankırı Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Türkan Polatcı yaptı. Osmanlı döneminde kadının sosyal statüsü üzerinde duran Polatçı, Kadına dair Osmanlı topraklarında seyahat eden Avrupalı seyyahların farklı tespitlerde bulunduğuna temas ederek şöyle konuştu; “Öyle ki bu tespitler kimi durumlarda birbiriyle uzlaşamayacak ölçüde farklılıklar barındırıyordu. Kimine göre Osmanlı toplumunda kadın ataerkil yapının gereği olarak geri planda dururken, kimine göre de bir erkek imajı kadar olmasa da toplum içerisinde oldukça yetkin bir konumda olduğu söylenir. Osmanlı da harem son dizi filmlerin etkisiyle de cinsellik üzerine kurulu bir yapı izlenimi vermektedir. Oysa tarihi vesikalar bunun tam aksini göstermektedir”

Çankırı Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kemal Dil, “Kadın ve erkek kavramlarının kendi içerisinde anlamlı bir dünya iken toplumsal algılamalar kadın erkek farklılığını eşitsizlik olarak yorumlamıştır.” Şeklinde konuşarak bu farklı algılamaların ataerkil yapının etkisine dikkat çekerek mutlu bir toplumsal yapının farklılıkları kucaklayan bir bakış acısıyla gerçekleşeceğini belirtti.